Emailing Çalışmalarında Takip Etmeniz Gereken 4 Metrik

Digital dünyada çalışmanın getirdiği bazı büyük avantajlar var. Bu avantajlardan bir tanesi, ‘ölçümleme’ konusunda elimizin çok güçlü olması. Yaptığımız hemen her çalışmanın offline dünyaya göre oldukça yüksek bir doğruluk oranı ile kolayca ölçümleyebilir ve bu sayede çalışmalarımızın verimini artırabiliriz. Fakat ölçümlemenin çok kolay olması, bunu doğru bir şekilde yapmamız için yeterli olmuyor. Neyi ölçümleyeceğimiz ve bunu nasıl yorumlayacağız kosundaki problemler, doğru resmi görmemizi engelliyor.

Emailing İçin En Doğru Gün: Pazartesi

Emailing İçin En Doğru Gün: Pazartesi

E-mailing çalışmalarımız için ölçümlememiz gereken en temel metrikler nelerdir sorusuna bu yazıda temel bir giriş yapacağım. Başlamadan önce kısa bir açıklama yapmak istiyorum. İşinizin konumunuz ve yapacağınız çalışmaların kapsamına bağlı olarak dikkate almanız gereken metrikler değişebilir. Buradaki metrikler ortalama ve standart bir e-mailing çalışması için giriş seviyesindeki en temel dört metriktir.

1. Email Listesi: Email listenizle ilgili dikkat etmeniz gereken dört nokta bulunuyor. Öncelikle email listenizin büyüklüğü. Yaptığınız e-mailing ile kaç kişiye ulaşıyorsunuz? İkinci önemli nokta, bu email adreslerinin ne kadar güncel olduğu. Göndermiş olduğunuz maillerin açılma oranlarını takip etmeli ve sürekli olarak (örneğin attığınız son 10 emaili açmamış kullanıcılarınızı) emailinizle ilgilenmeyen kullanıcıları listenizden silerek çıkartmalısınız. Üçüncü önemli nokta ise email listenizin büyüme oranı. Normal şartlar altında eğer yeni email kazanmıyorsanız, hem listenizden çıkan kullanıcılardan hem de emaillerinizle ilgilenmeyen kullanıcıları sileceğiniz için email listeniz küçülecektir. Sürekli olarak yeni email kazanmanın yollarını aramalısınız. Son önemli konu ise segmentasyon. Her kullanıcıya aynı emaili göndermek zorunda değilsiniz. Çalışmalarınıza göre emailleri segmente etmeli ve buna göre özel emailler göndermelisiniz.

2. Açılma Oranı: Kampanyanızın başlığı, göndermiş olduğunuz email listesi, gönderim yaptığınız gün ve saatin bile oldukça kritik olduğu ‘Açılma Oranı’. Göndermiş olduğunuz emaillerin ne kadar kullanıcılar tarafından açıldığını yapacağınız testlerle takip etmelisiniz. Başlıklarınızı, emailinizde yazan ilk cümleyi, gün ve saatler üzerinde değişik testler yaparak sizin için optimal olanı bulmaya çalışmalısınız. Eğer elinizde bir CRM datası varsa, bu data ile birlikte yapacağınız segmentasyon bu açıdan çok işinize yarayabilir. Demografik bilgilerine göre farklı kullanıcılara farklı saatlerde email gönderimi yapabilirsiniz.

3. CTR: Gönderdiğimiz emaillerin büyük çoğunluğu kullanıcıyı sitemize çekmek ya da bir aksiyon aldırtmak için. Burada açılma oranından sonra dikkat etmemiz gereken nokta CTR (click-through rate) değeri. Emailimizi açan kullanıcıların ne kadarı, email içerisinde vermiş olduğumuz linklere tıkladı? Bu linklere tıklayan kullanıcıların ne kadarı sitemizde dilediğimiz aksiyonları aldı? Email tasarım ve metinlerine yapacağınız A/B testing ile sizin için hangi çalışmanın daha etkin sonuçlar yarattığını ölçümleyebilirsiniz.

4. Spam Oranı: Hepimiz internet kullanıcısıyız ve spam mailler kadar bizi kızdıran çok az şey var. Daha fazla satış yapmak, daha fazla kişiye ulaşmak için sıklıkla yapacağınız e-mail size hiçbir fayda sağlamadığı gibi büyük zararlar getirir. E-mailing kullanıcılarınıza deneyim yaşattığınız başka bir alan. Kesinlikle izinsiz e-mail göndermemeli, sık emailer ile kullanıcınızı sıkmamalısınız. Sürekli olarak spam şikayet edilme oranınızı kontrol etmeli, bu değeri olabilecek en düşük değerde tutmalısınız.

Dünyanın en başarılı emailing uygulamalarından olan MailChimp’in yeni kullanıcılarını nasıl karşıladığını incelemek ister misiniz? Buraya tıklayın!

dp-kategori

Muhammed Tüfekyapan

Lean Marketing blogunun kurucusu. İnternet girişimleri için growth hacking ve dijital pazarlama konularında çalışıyor.